TANITIMI KAPAT

seçim sonuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçim sonuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2014 Cuma

HDP oyunu CHP'den mi alıyor Yoksa AKP'den mi?

0 yorum
Seçimlerin son düzlüğünde, ‘oylar bölünmesin’ kampanyası ivme kazandı. Açıkça yazacak olursak, HDP, oyları bölüp AKP’ye destek olmakla suçlanıyor. Bu argümanın doğru olmadığını aşağıda somut veriler ışığında göstereceğim.


HDP’ye Yönelik Üç Çağrı
Seçim sürecinin başından beri, HDP’nin seçimlerde ne yapması gerektiğini söyleyen çok kesim var. Temelde HDP’ye üç şey önerildi:

1. HDP ve CHP ittifak yapsın

2. HDP Sırrı Süreyya Önder’i aday göstermesin, daha az popüler birisini aday göstererek CHP’ye dolaylı destek sunsun

3. HDP seçimlere girmesin

Bu üç olasılıktan ilkine HDP olumlu yanıt verdi ama bu, CHP tarafından reddedildi. Bu durum, en son bugün Kemal Kılıçdaroğlu tarafından “geldiler işbirliği önerdiler kabul etmedik. 'Bize zarar verir' dedik bu. Aynı düşüncemi bugün de söylüyorum” şeklinde doğrulandı. Dolayısı ile ben, geri kalan iki ihtimalin maddi temelleri ile ilgili somut veriler paylaşarak tartışmaya katkıda bulunmak istiyorum.



İstanbul ve İzmir’de Anket
Bu verileri, SAMER araştırma merkezinin İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirdiği ve benim koordinatörlüğünü yaptığım, 3944 kişiyle görüşülen anket çalışmasından elde ettik. Ankette, seçmenlere, yerel seçimlerde hangi partiye oy vereceklerini, daha önceki seçimlerde hangi partilere oy verdiklerini, bu seçimde ikinci tercihlerinin hangi parti olacağını, bazı isimler aday olursa veya olmazsa hangi partiye oy vereceklerini sorduk.

Öncelikle şu temel veri ile başlayalım. HDP seçmeninin, 2009 yerel seçimlerinde oy verdikleri partileri sorduk. Bu soru bize, HDP seçmenleri arasında AKP’den gelen kısmın, CHP’den gelenlerin iki katı olduğunu gösterdi:

                         BDP: % 49.06      

                         AKP: % 10.06    

                         CHP: % 5.66

                      EMEP: % 1.89

                         BBP: % 0.63

       Oy Vermedim: %22.64    

             Cevap yok: %10.06  



2. Argümana karşı (Sırrı Süreyya Önder seçime girmesin argümanı): Ankette Sırrı Süreyya Önder ve Mustafa Sarıgül’ün adaylığının yaratacağı etkiyi belirlemeye çalışmıştık. Sorduğumuz sorulardan birisi şuydu: ‘HDP/BDP adına Sırrı Süreyya Önder’den başka biri aday olursa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde aşağıdaki adaylardan hangisine oyunuzu verirsiniz?’ Daha önceki bir soruda Sırrı Süreyya Önder’e oy vereceğini söyleyen seçmenlerin, bu soruya verdiği yanıtların dağılımı şöyle:



   BDP/HDP: %56.63

              AKP: %15.66

              CHP: %8.43

Oy vermem: %9.64

   Cevap yok: %8.43

Yani, eğer çokça talep edildiği gibi Sırrı Süreyya Önder aday olmasa idi veya adaylıktan çekilirse, HDP seçmeninden AKP’ye gidecek oy, CHP’ye gidecek oyun iki katıdır. Başka bir soru ile, sadece Sadece Sırrı Süreyya Önder aday olursa HDP’ye oy verecek seçmenlerin, yani tam Sırrıcıların, ikinci parti tercihlerini sorduğumuzda, AKP’nin %15.28, CHP’nin %4.17 olduğunu gördük. Dolayısı ile Önder, AKP seçmenini CHP seçmeninden iki kat daha fazla çekmiştir. Önder aday olmazsa CHP kazanır argümanı doğru değildir, tam tersine Önder aday olmazsa AKP kazanır.

3. Argümana Karşı (HDP seçime girmesin). HDP’yi destekleyen seçmenlere, HDP seçimlere girmese idi kime oy vereceklerini sorduk. %37.82’si oy vermeyeceğini söylerken, %15.38’i AKP, %5.13’ü ise CHP’yi tercih edeceğini belirtmiştir. Yani, HDP seçime girmezse karlı çıkacak olan CHP değil AKP’dir.



Bu verileri kısaca yorumlamak istiyorum:

1. HDP’ye yönelik ‘oyları bölüyorlar’ söylemi yanlıştır. HDP, CHP’den ve ancak daha çok AKP’den gelen yeni oylarla seçmen tabanını genişletmektedir. Bir diğer deyişle, HDP, sosyolojik olarak sadece CHP ile değil, CHP ve AKP’nin ikisi ile de rekabet eden bir partidir. Yani, iki partinin toplumsal tabanına da hitap eden, hatta AKP tabanından, CHP’ye göre daha fazla oy kazanan bir partidir.

2. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bugün ifade ettiği gibi, bütün bu istatistiksel verilere rağmen iyi niyetle CHP ile ittifak görüşmesi yapan, fakat CHP’nin ‘bizim tabanımız sizinle açıkça ittifak yapmamızı hoş karşılamaz’ dediği bir partiye, seçimlere bir hafta kala ‘oyları bölme çekil’ çağrısı yapmanın, ne bilimsel bir temeli ne de ahlaki geçerliliği vardır. HDP çekilirse, AKP’nin oyları CHP’ninkilerden daha fazla artacaktır.

3. Bu sosyolojik durumdan haberdar olmayıp Recep Tayyip Erdoğan’dan ve AKP’den bir an evvel kurtulma isteği ile HDP’ye yönelik dostça ortaklık önerilerinde bulunan bir sürü insanın, bir sürü Gezi’cinin son derece iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Berkin Elvan’ın ve diğer Gezi şehitlerinin katillerinden kurtulmak, onlardan hesap sormak milyonlarca insanın en büyük arzusu. HDP bu çağrıya kulak verdi, elinden geleni yaptı ancak kapıyı kapatanlar CHP’li yöneticiler oldular.

4. Bahsettiğim sosyolojik durumun farkında olarak bu kampanyayı inşa edenler ve HDP’ye yönelik suçlamalarda bulunanlar, ‘İstanbul’da AKP’yi devirecektik, ama HDP yüzünden olmadı’ diyerek HDP’yi itibarsızlaştırmak, AKP kazanırsa bunun bütün sorumluluğunu HDP’ye yükleyerek, HDP’nin güçlenmesini durdurmaya çalışmaktadırlar. Ancak, rakamlar göstermektedir ki, son dakikada ‘oyları bölmeyin’ şeklinde yapılan bu çağrının gerçekçi bir temeli bulunmamaktadır.

5. HDP, hem CHP’den ama daha çok AKP’den oy alarak, önümüzdeki süreçte hızla büyüyecek ve ilk yerel 2020’ye yaklaşırken Türkiye’nin en güçlü siyasi partilerinden birisi olacaktır. HDP’ye yönelik hem fiziki faşist saldırılar, hem de söylemsel düzlemde ilerleyen itibarsızlaştırma çabaları, bu duruma karşı geliştirilen farklı tarzlardaki tepkilerdir.

6. Bu kampanyayı yürütenler, HDP'yi itibarsızlaştırmaya ve 1960larda Türkiye İşçi Partisi'ne yaptıkları gibi meclis dışı itmeye çalışmaktadırlar. Yani kendilerine yönelik soldan gelen rekabeti elimine etmeye çalışmaktadırlar. Ayrıca ittifakı kabul etmeyen taraf pozisyonunu da aklamaya uğraşmaktadırlar. Bu cemaatin ve ulusalcıların yürüttüğü anti-HDP kampanyalarıyla örtüşmektedir. Bu kampanyalarda, Sırrı Süreyya Önder’e gidecek oyların, CHP-AKP oy farkını kapatmaya yeteceği, dolayısı ile HDP’nin AKP’ye çalıştığı iddia edilmektedir. Gerçekten CHP-AKP farkı kapandı ise bile, yukarıda sunduğum veriler, bu iddiaları çürütmektedir. Bu kampanyanın tek amacı güçlenen HDP’yi itibarsızlaştırmaktır.

Sonuç olarak, HDP’nin çeşitli şekillerde engellenmediği takdirde Türkiye’yi hızla nasıl değiştireceğini ve demokratikleştireceğini yakın gelecekte göreceğiz. Dolayısı ile, lütfen herkes kime canı istiyorsa ona oy versin. Endişe etmeyin, HDP en büyük darbeyi AKP’ye vuracaktır.



Not: Anketin ham datasına arzu edenler SAMER’den ulaşabilirler (http://www.ssamer.com/ )



@yorukerdem  Erdem Yörük

Erdoğan ağzındaki baklayı çıkardı Dar bölgeli seçim!

0 yorum
Başbakan'dan ilk tepki Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün sözlerini değerlendirdi.

Başbakan Erdoğan, Abdullah Gül’ün ‘bugünkü şartlar çerçevesinde benim gelecekle ilgili bir siyaset planımın olmadığını burada paylaşmak isterim’ değerlendirdi. Erdoğan Gül’ün sözleri için ‘Cumhurbaşkanıyla konuşmadan bir şey söylemem’ dedi.

 Erdoğan ayrıca seçimlerle ilgili yeni bir çalışma başlattığını da açıkladı. Başbakan “dar bölge, şu anda bizim gündemimizdedir. Muhalefet bir yandan ‘Barajlar azaltılsın’ diyor, ‘hodri meydan’ deyip şu anda çalışmayı yaptırıyorum. Similasyonlar vesaireler bittikten sonra dar bölge sistemini Meclis’e getirebiliriz” dedi.

15 Nisan 2014 Salı

Yalova’da seçimler iptal olmayacak

0 yorum
İnce: Yalova’da seçimler iptal olmayacak
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova’da belediye başkanlığı seçimlerinin yenileneceği iddiası ve bu yönde çıkan haberlerin doğru olmadığını bildiren yazılı basın açıklaması yaptı.

İnce, basın açıklamasında, “Yüksek Seçim Kurulu geçtiğimiz hafta aldığı bir ara kararla AKP’nin yapmış olduğu itiraza dayanak olarak belirlediği 41 yurttaşımızın bilgilerini Yalova İlçe Seçim Kurulu’ndan istemiştir. Yalova İlçe Seçim Kurulu yapmış olduğu incelemeler sonucunda 41 yurttaşımızdan sadece 11’inin oy kullandığını tespit etmiştir.

 İlçe Seçim Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda; haklarında inceleme yapılan 11 kişiden 4’ünün kısıtlama kararlarının kesinleşmesinin, 2014 Nisan ayı içerisinde yani seçimden sonra alındığı belirlenmiş olup bu kişilerin 30 Mart 2014 tarihinde oy kullanmalarında herhangi bir sakıncanın olmadığı anlaşılmıştır. Haklarında kısıtlama kararı olan 4 vatandaşımız için ise YSK’nın Anayasamıza ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili kararına dayandırarak verdiği 05.10.2013 tarihli 415 sayılı kararındaki gibi kısıtlılıkları oy kullanmalarına engel teşkil etmemektedir. YSK bu kararında; kısıtlılık gerekçeleri açıkça belirtilmeyen kişilerin oy kullanabilecekleri kararını vermiştir.

 Yalova’da da bu 4 kişinin mahkeme kararlarında aynı durum söz konusu olduğu için oy kullanmalarında bir sakınca bulunmamaktadır. Sonuç olarak; YSK tarafından haklarında inceleme yapılan 41 yurttaşımızdan 3’ünün 30 Mart 2014 tarihinde yapılan seçimlerde oy kullanmalarında sakınca olabileceği, ancak bu durumun seçim sonuçlarını etkilemediği/değiştirmediği ortadadır. Yalova’da Belediye Başkanlığı’nı kaybedenlerin iddia ettiği gibi askerlerin, ölülerin, sandık kurulu görevlilerinin oy kullanmadığı, zihinsel engellilerden oy kullanan 3 yurttaşımızın iradesinin seçim sonuçlarını değiştirmeyeceği net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

O nedenle seçimin yenileneceği yönündeki haberler ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu haber ve iddiaları yayan merkezler sandıkta kaybettikleri seçimi masa başında kazanmaya çalışanlardır. Ancak buna da güçleri yetmeyecektir.” dedi.

12 Nisan 2014 Cumartesi

Ysk CHP'nin Üsküdar seçimine yaptığı itirazı reddetti.

0 yorum
Özkes: “Vurulduk Ey Halkım”

CHP İstanbul Milletvekili ve Üsküdar Belediye Başkan Adayı İhsan Özkes, dün gece Twitter hesabından yerel seçimlerin iptali için YSK’ya yaptıkları itirazın reddedildiğini duyurdu.

Karara, “Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi!” sözleriyle tepki gösteren Özkes şu mesajları yazdı:
“YSK’nın Üsküdar seçimleri için yaptığımız itirazı reddettiğine dair bilgiler aldım. Pazartesi veya Salı günü tebligat yapılacakmış. YSK, Yandaş Seçim Kurulu olmamalıdır. Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi!”

Özkes, seçimlerde şaibeler, yolsuzluklar ve kanunsuzluklar yapıldığı iddiasıyla çarşamba günü Üsküdar’daki seçimlerin yenilenmesi veya sandıkların tekrar sayılması için YSK’ya itirazda bulunmuştu. 30 Mart’ta yapılan seçimlerde, AK Partili Hilmi Türkmen, 157 bin 477 oy alırken, CHP’li İhsan Özkes 149 bin 187 oy almıştı.

9 Nisan 2014 Çarşamba

YSK, Ankara ve Yalova İçin Kararı

0 yorum
Yüksek Seçim Kurulu, Ankara'da CHP'nin Yalova'da ise AK Parti'nin seçim sonuçlarına yönelik itirazlarına ilişkin kararı bugün açıklayacak.

Ak Parti ise, Yalova'daki seçimler konusunda YSK'ya iki ayrı başvuruda bulundu. Ak Parti Yalova Belediye Başkan Adayı Yakup Koçal başvuruyu şöyle anlatmıştı; "Biz İl Seçim Kurulu'na tekrar geçersiz oyların 124 sandıkta sayılma talebinde bulunduk. İl Seçim Kurulu bunu reddetti. YSK'ya başvuru gerekçemiz buydu. İl Seçim Kurulu'nun reddettiği talebin tekrar gözden geçirilmesi yani 124 sandıktaki geçersiz oyların açılması talebinden bulunduk. İkinci talebimizde, tam hukuksuzluk denilen 47 civarında seçmen olmaması gereken insanlara seçmen yazdırılmış ve oy attırılmış. Bunun tespitlerini yaptık. Belgelerle bulgularla bunu da olağanüstü itiraz olarak YSK'ya bulunduk."

YAVAŞ: ANAYASA MAHKEMESİ'NE GİDERİM

CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, YSK'nın seçimlerin yenilenmesi başvurusuna olumsuz yanıt vermesi halinde, hukuksal mücadelesini sürdüreceğini açıklamıştı. Anayasa Mahkemesi, oradan da beklediği yanıtı alamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğini açıklayan Yavaş, "Her bir oyun peşindeyiz, YSK'nın talebimizi reddetmesi halinde Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğiz" ifadesini kullanmıştı.

YSK KARARLARI ANAYASA MAHKEMESİ'NE GÖTÜRÜLEBİLİR Mİ?

Yavaş'ın, "gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne giderim" açıklaması, yeni bir hukuksal tartışmayı da başlattı. CHP'li hukukçular, YSK kararları konusunda, Anayasa Mahkemesi'ne "bireysel başvuru hakkının mümkün olabileceğini" savunurken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, böyle bir sürecin hukuksal olarak mümkün olmadığını söyledi.

Bozdağ, "YSK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne gidilemez. AYM'nin bu konuda takdir hakkı yoktur. Yasa açık kapı bırakmıyor" dedi.

4 Nisan 2014 Cuma

İşte Ankara'nın seçim sonucu

0 yorum

 
Minima 4 coloum Blogger Template by Beloon-Online.
Simplicity Edited by Ipiet's Template