TANITIMI KAPAT

yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2022 Cumartesi

Bodrum'da kutlama!

0 yorum
Bodrum'da kutlama!

Sitare Kalyoncuoğlu, yeni yaşını Bodrum'da dostlarıyla birlikte kutladı.Cemiyet hayatının sevilen isimlerinden biri olan Sitare Kalyoncuoğlu yeni yaşını Bodrum Nobu Beach’te gerçekleşen renkli bir davetle kutladı. 


15 Nisan 2022 Cuma

İnternetten uyurken bile para kazanmanın yolları.

0 yorum




Amazon'da satış üzerine Udemy'de ve YouTube'da eğitimleri olan Mehmet Tek, istifade ettiren fikirler serimizin yeni konuğu. E-ticaret ve Amazon'da satışa nasıl başladığını ve eğitim vermeye nasıl karar verdiğini anlatan Mehmet Tek, Amazon'da hem arbitrage hem de private label satışı yapıyor. Yazılım merakı ile başlayan girişimcilik serüveninde amacın, uyurken bile para kazandıracak işler kurmak olduğuna dikkat çeken Mehmet Tek, özellikle yaptığı hatalardan ders çıkarıp bunları diğer insanlar yapmasın diye videolarda anlatmayı önemsediğini söyledi.



17 Mayıs 2021 Pazartesi

Plajda bikinili kıza krem süren erkeklerin dibi düştü!

0 yorum
Kızdaki penisi gören erkeklerin dibi düşüyor!







7 Şubat 2015 Cumartesi

Dağda koyun otlatan çoban 7 kiloluk altın külçe buldu.

0 yorum
Çobandaki şansa bak!





Çin'in Uygur Özerk Bölgesi'nde bir çoban 7.85 kilogram ağırlığında bir altın külçesi buldu. En az yüzde 80 oranında saflık oranı olduğu ifade edilen külçenin piyasa değer yaklaşık 255 bin dolar olarak açıklandı.



Külçenin 23 cm boyunda 18 cm eninde ve 8 cm kalınlığında olduğu ifade edildi.

Türkiye Bank Asya'ya el koyma olayında büyük tazminat öder!

0 yorum
Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) 4,1 milyar dolarlık tazminata mahkum olduğu Kentbank davasının avukatı Turgut Tavşanoğlu, TMSF'nin Bank Asya Yönetim Kurulu'nu değiştirmesinin hukuksuz olduğunu söyledi.





 Değişiklik için genel kurul kararı gerektiğini vurgulayan Tavşanoğlu, "Bank Asya'nın eski yönetim kurulu hukuken devam ediyor." dedi.



TÜRKİYE AĞIR TAZMİNATA MAHKUM OLDU



Bank Asya'nın polis baskınının ardından yönetiminin değiştirilmesine avukatı Turgut Tavşanoğlu, yargıdan döneceği konusunda uyarıda bulundu. Bu duruma örnek olarak Kentbank'a el konulmasından yıllar sonra Türkiye'nin AİHM'de 4,1 milyar dolar tazminata mahkûm edilmesini gösteriyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), 2001 yılında yaşanan ekonomik krizde 24 bankaya el koydu. Bu bankaların içerisinde yer alan Kentbank, hukuksuz ve siyasi saiklerle banka ve yönetimlerine el koymalara örnek teşkil ediyor. Kentbank, iç hukuk yollarını tükettikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) gitmiş, Türkiye 4 milyar 132 milyon dolarlık tazminata mahkum edilmişti.



TMSF BANK ASYA'YA EL KOYDU, GELİŞMELER İÇİN TIKLAYIN

"BU MADDEYLE EL KONULMAZ"



Kentbank davasında bankanın avukatlığını yapan ve süreci yakından takip eden Turgut Tavşanoğlu, Bank Asya'nın yönetim haklarına el konulmasında Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 5. fıkrasının kullanılamayacağını söyledi. Bu maddenin 5. fıkrası gerekçe gösterilerek Bank Asya'nın yönetim hakkına müdahale edilmesine şaşırdığını belirten Tavşanoğlu, BDDK'nın kurucuların niteliğini kaybedip etmediğini bilmeden, yani şüphe üzerine işlem yaptığı uyarısında bulundu. Tavşanoğlu, TMSF'nin yönetim kurulu üyelerinin değiştirilmesinin hukuksuz olduğunu vurgularken, "Bana göre şu anda Bank Asya'nın eski yönetim kurulu hukuken ve kanunen devam ediyor." dedi. Yönetim kurulu değişikliği için genel kurul kararının gerektiğini vurgulayan Tavşanoğlu, geçici yönetim kurulunun hukuken karşılığı olmadığını ifade etti. Tavşanoğlu, "TMSF, sadece imtiyazlı hisselerin haklarını aldığı için ancak genel kurul yaptıktan sonra yönetim kurulunu değiştirebilir." ifadesini kullandı.



' BDDK AMACINI AŞMIŞ'



Avukat Turgut Tavşanoğlu, Bank Asya'nın yönetimine el konulmasında çelişkiler olduğunu belirtti ve şöyle özetledi: "BDDK'nın duyurusuna baktım. İmtiyazlı hak sahiplerinin nitelikleri hakkında bilgi istenildiği ve verilmediği için Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 5. fıkrasının çalıştırıldığı söyleniyor. Bu maddede kurucularda aranan niteliklerin kaybedilmesi halinde BDDK'nın temettü hariç diğer ortaklık hakları kullanımını TMSF'ye devretme yetkisi var. Fakat burada kanun maddesi çok açık, kurucularda aranan nitelikleri kaybettiği halde kullanılacak bir hüküm. Ortada imtiyazlı hisse senedi sahipleri kimdir, nedir, ne değildir bilinmeden böyle bir kararın verilmesi kanuna uygun değil. Üstelik BDDK'nın talep ettiği bilginin verilmemesi niteliğini kaybettiğini göstermez. Böyle bir tedbiri almaya BDDK'nın yetkisi yok. Ancak yönetim kurulundan bazı hususlar istenebilirdi. Bankacılık Kanunu 68, 69, 70. maddelerinin çalıştırması söz konusu değil. Burada BDDK amacını aşmış gibi gözüküyor."



"GENEL KURUL KARARI ŞART"



Geçici yönetim kurulu değişikliği için genel kurul kararının şart olduğunu ifade eden Tavşanoğlu, "Bir anonim şirketteki yönetim kurulunu değiştirebilmeniz için genel kurul yapılmış olması lazım, orada bu hissedarların yönetim kurulunun görevden alınması yönünde oy kullanması gerekir ki çoğunluk hissesi oyu ile yönetim kurulu görevden alınsın. Burada TMSF sanki kendisine banka devredilmiş gibi işlem yapıyor bu bir başka hukuki garabet." değerlendirmesini yaptı.



DOLAR VE EURO FİYATLARI İÇİN TIKLAYIN

"DEVLET SONUNDA UZLAŞTI"



Toprakbank ve Kentbank'ın avukatı Turgut Tavşanoğlu kararın Kentbank davası gibi iç hukuk yolları tüketildikten sonra AİHM'ye gidebileceğini söyledi. Kentbank davasındaki süreci özetleyen deneyimli avukat, "Kent Bank'ta karar kesinleşti bankayı vermediler, lisansı talep ettik lisansı vermediler tüm işlemler tamamlanınca AİHM'ye müracaat ettik ve kabul edildi. Sonunda devletle uzlaşma sağlandı." şeklinde konuştu.



'ORTAKLARIN NİTELİKLERİNİ KAYBETMELERİ İÇİN 'AĞIR CEZA' GEREKİYOR'



Turgut Tavşanoğlu'nun bir diğer önemli vurgusu BDDK kararına gerekçe olan bankadaki imtiyazlı hak sahiplerinin niteliklerini kaybetmesini tespite yönelik. Tavşanoğlu, bunun mutlaka hukuki zemine ve mahkeme kararlarına dayanması gerektiğine dikkat çekiyor. İmtiyazlı paya sahip ortakların bu niteliklerini kaybetmeleri için dolandırıcılık, ağır ceza, hapis gibi suçları işlemesinin gerektiğini belirten Tavşanoğlu, böyle bir kararı BDDK'nın alamayacağını vurguladı. Tavşanoğlu, Bank Asya'nın imtiyazlı ortakların niteliğinin kaybolduğuna yönelik bir verinin BDDK tarafından gösterilmediğine ve kurulun mahkeme gibi karar vermeye yetkisi olmadığına işaret ediyor: "Kanun, 'kurucularda aranan nitelikleri kaybeden nitelikli paya sahip ortaklar temettü dışındaki haklardan yararlanamaz, bu takdirde diğer ortaklık hakları kurumun bildirimi üzerine fon tarafından kullanılır' diyor. Burada kanun çok açık; kurucularda aranan niteliğin kaybedilmiş olması lazım. BDDK'nın açıklamasından bu anlaşılmıyor. Nitelikli ortakların niteliği kaybettiğine dair bir veri yok, duyurularında da yok."



' BDDK ŞÜPHE İLE İŞLEM YAPAMAZ'



Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesine dayanarak TMSF'nin yönetime müdahalesini görünce şaşırdığını ifade eden avukat Turgut Tavşanoğlu, BDDK'nın yetkisinin olduğunu, ancak yönetime müdahale kararını alanların bu yetkiyi nasıl tespit ettiğini anlamadığını söyledi. Tavşanoğlu, bu işlemin şüphe ile yapıldığını ve hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, " BDDK şüphe ile işlem yapamaz. Şüphe ile ileride bir zarar doğacaksa mahkemeler yapar." dedi. BDDK'nın 68. ve 69. maddelerde kısıtlayıcı ve tedbire yönelik hükümlerinin olduğunu söyleyen Tavşanoğlu, Bank Asya'ya müdahalenin bu düzenlemelere girmediğini belirtti. Turgut Tavşanoğlu ortakların niteliklerini kaybetmediklerini, sadece belgelerin eksik olduğunu ve bu sorunun da savcılığa şikayet, cezalandırma veya başka tedbirlerle çözülebileceğini belirterek, "Bu tedbirleri yapmadan doğrudan banka yönetiminin haklarını TMSF'ye kullandıramazsınız." dedi.

Öğretmen eşini eski öğrencisiyle yarı çıplak bastı.

0 yorum
Aydın'ın Nazilli İlçesi'nde oturan öğretmen koca E.Ö. (37), evde eşinin eski öğrencisi R.Ş. (22) ile uygunsuz halde yakaladığı 14 yıllık öğretmen eşi 1 çocuk annesi M.Ö.'den (37) tek celsede boşandı.





ŞÜPHELENİP ODALARI TEK TEK ARADI



Nazilli'deki bir ortaokulda fen bilgisi öğretmeni olan E.Ö., geçen 7 Ocak'ta, ders programının değiştiğini öğrenince, saat 10.00 sıralarında evine döndü. Bir süre anahtarıyla kapıyı açmaya çalışan E.Ö., başarılı olamadı. 5 dakika kadar sonra ise başka bir ortaokulda Türkçe öğretmeni olan eşi M.Ö. saçları ıslak olarak telaşla kapıyı açtı. Durumdan şüphelenen E.Ö., odaları aramaya başladı.



PERDE ARKASINDA YARI ÇIPLAK BULDU



Çocuk odasına girdiğinde perdenin arkasında yarı çıplak havluya sarılmış, bir gençle karşılaşınca şoke oldu. Eşi M.Ö.'yü de gencin bulunduğu odaya sokan E.Ö., kapıyı üzerlerine kilitleyip, bir yakını ile avukatını çağırdı.



KARISININ ESKİ ÖĞRENCİSİYMİŞ



E.Ö., R.Ş.'nin, cep telefonuyla çektiği yarı çıplak fotoğrafını avukatına delil olarak verdikten sonra, polisi arayıp durumu bildirdi. M.Ö. ve R.Ş., polis merkezine götürülüp, ifadelerine başvuruldu. M.Ö. ifadesinde, 6 yıl önce görev yaptığı Kuyucak'taki bir ortaokuldan öğrencisi olan R.Ş. ile ilişkisi olduğunu kabul edip, eşinden şikayeti olmadığını, evden ayrılacağını söyledi.





TEK CELSEDE BOŞADI



R.Ş. de ifadesinde M.Ö. ile 5 yıldır zaman zaman birlikte olduklarını anlattı. E.Ö. ise 14 yıllık eşi, bir çocuk annesi M.Ö. ve birlikte olduğu gençten şikayetçi oldu.



E.Ö., kendisine ve 13 yaşındaki oğullarına yaklaşmasını istemediği eşi M.Ö.'ye Nazilli Aile Mahkemesi'nde boşanma davası açtı. Mahkeme dün görülen davanın ilk duruşmasında çifti boşayıp, tek çocuklarının velayetini tedbiren babasına verdi.










2 Ağustos 2014 Cumartesi

Başarısız Kama Sutra denemesi – Rusya

0 yorum
 Başarısız Kama Sutra denemesi – Rusya





Kama Sutra pozisyonlarını açıklayan bir kitap alan 50’li yaşlarındaki Rus çift, farklı bir şey deneme hevesiyle yatak odalarına çekildi. Kitabı bir süre karıştırdıktan sonra şezlong pozisyonu da denilen “indrani” pozisyonunu denemeye karar verdiler.



Kadın bacaklarını gergin bir şekilde yukarı, erkeğin koltukaltına kadar kaldırıyor. Kadın bunu yapmayı başardı ancak o sırada bir kas spazmı geçirerek bir santim bile kıpırdayamayacak halde kocasıyla beraber o şekilde kaldı.

En kötü iş gezisi

0 yorum






Kötü iş gezisi - Avustralya



Avustralyalı bir kadın iş için gittiği bir gezide otel odasında sevişiyordu. Ancak bu vahşi sevişme tavana asılı cam avizenin ilişki esnasında kadının üzerine düşmesine neden oldu. Kafasına çarpan lamba kadının yüzünde ve ağzında yaralanmaya yol açtı.



Ancak sonrasında olanlar daha garipti. Çünkü kadın otel sahipleri yerine çalışanlarına dava açmayı tercih etti. Mahkemede çalışanlarını, kaza iş gezisinde meydana geldiği için bunun onların sorumluluğunda olduğunu söyleyerek suçladı.






Abi varya Türkiyeyi baronlar yönetçekti valla!

0 yorum
Yeni Şafak Gazetesi'nin seksi manken Tuğçe Kazaz ile yaptığı röportaj sosyal medyada büyük yankı uyandırdı.





 Gazetenin Cumartesi günü yayınladığı röpörtajda Kazaz 17 Aralık operasyonunu "'Eğer operasyon başarılı olsaydı, Türkiye bir yirmi yıl daha geri gidecek,ekonomik olarak büyük bir başarı trendi yakalayan Türkiye baronlar tarafından hortumlanacaktı." şeklinde yorumladı.



Sosyal medyada en çok konuşulan konulardan olan röportajı Yeni Şafak Gazetesi'nden Nil Gülsüm yaptı. Star Gazetesi'nin yayınladığı yasa dışı dinleme llistesi kapsamında dinlendiği öne sürülen mankenin 17 Aralık operasyonu hakkındaki sorulara verdiği cevaplar ise sosyal medyanın en çok konuştuğu konulardan birisi oldu.



TUĞÇE KAZAZ FOTOĞRAFLARI



İşte Tuğçe Kazaz'ın Yeni Şafak'a verdiği o röportaj



Paralel yapının 17 Aralık'ta hükümete karşı kalkıştığı darbe girişimi ardından örgütle ilgili her geçen gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Birbirini ardına ortaya çıkan dinleme listeleri, iddianameler Türkiye'nin aslında ne kadar büyük bir tehditle karşı karşıya olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Toplumun çeşitli kesimlerinden isimlerin dinlendiğini ortaya çıkan son belgelerde ismi geçen kişilerden birisi de Tuğçe Kazaz. Paralel yapının 17 Aralık'taki niyeti ve dinlemelerle ilgili Tuğçe Kazaz'la konuştum.



Türkiye son yerel seçimlere girmeden önce montajlar, ses kayıtları ve dinleme skandallarıyla karşı karşıya kaldı. Geçen her gün yeni gelişmeler oluyor ve son olarak geçtiğimiz günlerde sizin de yer aldığınız bir dinleme listesi ortaya çıktı. Siz bu dinlemelerle ilgili ne düşünüyorsunuz?



Türkiye'de tarih boyunca bir çok olgu işleyerek zayıflatıldı ve gelişmesinin önüne geçildi.Neydi bu olgular Kürt,Türk Alevi ,sünni,sağ,sol vb. kavramlar işlendi. Bununla amaç ülkeyi zayıf bırakmaktı. Çünkü barış ortamı sağlanan bir Türkiye ekonomik gelişmelere gebe olacaktı.Ve bu onların işine gelmedi.Artık interaktif bir çağdayız. Yine aynı dış odaklar paralel yapıyla birlikte bu dinlemelerle,17 Aralık'ta bu ülkenin Başbakan'ını halkın gözünde küçük düşürerek darbe yapmayı planladılar.



Sizce amacı neydi bu darbe planının?





Bunu darbe planıyla beraber Türkiye bir yirmi yıl daha geri gidecek,ekonomik olarak büyük bir başarı trendi yakalayan Türkiye baronlar tarafından hortumlanacaktı. Yani anlayacağınız 2.bir Lozan yapma hayaliyle tüm dış odaklar içerdeki işbirlikçileri ile birlikte tek yumruk haline gelip en etkin kozları paralel yapıyla bu ülkenin birliğine ,beraberliğine,kardeşlik unsurlarına ve çıkarlarını sekteye uğratmak için kale olan Türkiye Cumhuriyetine ve hükümetine saldırı yapmaktadır.



PARALEL YAPI BENİMLE DE TEMAS KURDU



Paralel yapının dinleme listesinde isminiz sizce neden yer aldı?



Bugüne kadar arayışımda odağımın yaradan olduğunu hiç bir zaman kaybetmeden ,bir çok dini inançları inceledikten sonra ,islamiyetin bütün dinleri kapsadığını ve Kur›an-ı Kerimin bize yol gösteren son gerçek kitap olduğunu keşfetmiş ve bu yolda devam eden biriyim.Bu esnada bir kaç cemaatten çevremdeki insanlar aracılığı ile davetler aldım. Ama hiç birisine katılmayı uygun görmedim.Nitekim bunlardan biri de Paralel yapıydı. Tahminim,içlerinde bulunmayı istemediğimden sanırım,bir nokta da bir açığını yakalar mıyız ve kendi tarafımıza çekebilir miyiz diye düşünüp bunu yapmış olabilirler diye düşünüyorum. Ama bir şey bulamadıklarından 2010 yılı itibari ile bu dinlemelere son verilmiştir .Ama bunu söylerken benim lafım paralel yapı oluşturmaya çalışanların başındaki işbirlikçi liderler için .masumane duyguları ve arayış noktasındaki samimiyetleri ile gelmiş vatandaşlarımıza değil, Ben şeffaf bir insanım ve amacım Bir T.C vatandaşı olarak öncelikle yapmış olduğum işi en iyi şekilde icra etmek. Bunun dışında ülkenin yararına hareket etmektir.Türkiye Cumhuriyeti devletinin gerekli makamları, gerekli gördükleri nokta da beni dinleyebilirler.Özel hayatıma karışmadıkları sürece.



ÜLKENİN PRESTİJİYLE NASIL OYNARLAR





Paralel Yapı dinlemeleri çeşitli gerekçelerle savunuyor da. Bu savunmayı nasıl değerlendirirsiniz?



Bir de şunu vurgulamak isterim,madem bu dinlemeleri yapanlar,söyledikleri gibi amaçları gerçekten Türk milletini aydınlatmak,ve ülkenin birliğini sağlamak ise neden bunlara seçimlerden sonra da devam etmediler? Sonra Adana ve Hatay'da gerçekleşen tır olayları var.Her ülkenin dışa karşı politikaları olmalıdır ve bu politikaları tatbik eden hükümetlerdir.Burada da sorulması gereken soru şu: Bu kadar ülkesini seven, gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan ve amacının sadece dini bir görev olduğunu söyleyen insanların amacı neden ülke prestijini dışa karşı zayıflatmak girişiminde bulundular? Ve neden Tuğçe Kazaz'ı dinlediğini sanırım duyarlı her vatandaş sormalıdır.



İNSANLARI BİRBİRLERİNE KIRDIRMAK İSTEDİLER



Şiddet olaylarının körüklenmek istendiği de gözlemleniyor. Türkiye geçmiş yıllarda da gençlerin meşru siyasete yön vermek için kışkırtılmasını tanık oldu. 27 Mayıs ve 12 Eylül ihtilalleri bunun en canlı örneği. Gençliği kışkırtmak ve şiddete çekmek isteyenler bu girişimleri ile nasıl bir Türkiye oluşturma çabasındalar?



Türkiye bu konuda çok deneyimli.Bugun Türkiye›nin jeopolitik konumu ve yapısını değerlendirdiğimizde,bugün bor madenlerinin yüzde 75'inin üzerindeki kısmının Türkiye'de olduğunu düşünürsek,bir çok yeraltı kaynaklarımızın bulunduğunu gözönünde bulundurursak,ayrıca hepimizin bildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti bu zamana kadar islamiyetin demokratik bir yüzü olarak dünya ülkelerine örnek teşkil etmiştir ve etmeye devam edecektir.Ve bu ülke ekonomik yapısı ile,realitesi ile,güçlü hale geldiğinde örnek teşkil edecek ve diğer bütün ülkeleri de etrafında birleştirecektir. Bunun önüne geçmek için ülkenin dinamiklerini kullanarak insanını birbirine kırdırıp amaçlarına ulaşmak istenmiştir. Ve dış güçler kurumların başına gelen kişiliksiz karekterleri kullanarak bu darbe girişimlerinde bulundular. Dolayısı ile bu darbe girişimleri ile her zaman Türkiye'nin gelişiminin önüne geçildi ve sekteye uğratıldı. Her bir darbe ülkeyi 20 yıl geri götürdü.Fakat maalesef biz ezberci bir eğitim sisteminden geçtiğimiz ve güdülen toplumlar yaratılmaya çalışıldığından biz bunun çok geç farkına vardık.

1 Ağustos 2014 Cuma

İstanbulda Belediye otobüslerine ne oluyor.

0 yorum


İstanbul halkı Allaha mı emanet yolculuk ediyor!




Son günlerde gün geçmiyor ki toplu taşımacılık yapan bir otobüs kazaya karışmasın.Bu ise insanların aklına çeşitli soru işaretlerini getiriyor.İstanbulda yanlış giden birşeyler var Ama bu ne?Bunu çözmekte halktan büyük destek alarak seçilen yetkililere düşüyor.



Kabataş’ta freni kilitlenen İETT otobüsü, vapura binmek için bekleyenlerin arasına daldı. Kazada çok sayıda kişi yaralanırken, İETT otobüsü bir büfeye çarparak durabildi.



Alınan bilgiye göre, Karaköy’den Beşiktaş’a istikametine giden İETT otobüsü gaz pedalı ve freni kilitlenince kontrolden çıktı. Araç sürücüsü, otobüsün denize uçması ihtimali üzerine direksiyonu kırıp tramvay kavşağından dönüş yapmak istedi. Otobüs, Adalar İskelesi’nden vapura binmek için bekleyenlerin arasına daldı. Ardından iki taksiye çarpan otobüs, bir büfeye çarparak durabildi. Kazada çok sayıda kişi yaralandı. Olay yerine sevk edilen çok sayıda sağlık ekibi yaralılara ilk müdahaleyi yaptı. Yaralılar daha sonra çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazaya ilişkin incelemeler sürüyor.

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Nejat İşler'den intihar gibi hareketler.

0 yorum
Nejat İşler’in intiharı!





İkinci kez hastaneye kaldırılan ünlü oyuncu Nejat İşler, önceki gün taburcu olur olmaz soluğu Bodrum Gümüşlük’te aldı.



Gümüşlük’teki Club Gümüşlük’te arkadaşlarıyla hasret gideren ünlü oyuncunun sağ elindeki parmak uçlarının kesik olduğu görüldü. Sağ elini kullanmamaya çalışan ünlü oyuncu, kendisine yasak olmasına rağmen yine de alkol ve sigara içiyordu. İşler, adeta sabahın ilk ışıklarına kadar arkadaşlarıyla hastaneden taburcu olmasını kutladı.



SÖZCÜ

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Uluorta Meksika lokantası çatısında seviştiler.

0 yorum
Polisin ayrılmaları için yaptığı çağrıya rağmen sevişmeye devam eden çift, gözaltına alındı.





ABD basınında çıkan haberlere göre, Michael Suh ve Nicole Germack isimli çift, işlek cadde üzerinde yer alan ünlü Meksika mutfağı restoranı Chipotle'ın çatısında diğer binalar ve aşağıdaki insanların hayret dolu bakışlarına aldırmadan sevişmeye başladı.



38 yaşındaki Suh'ın evinin iki blok yanında olan restorandaki bu manzara üzerine polise çok sayıda ihbar yapıldı.



Olay yerine gelen polis, çifte ayrılmaları yönünde çağrı yaptı. Ancak bu uyarıya rağmen Suh ve 27 yaşındaki sevgilisi Germack, ayrılmamakta ısrar etti.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Işid Futbola da karşı!

0 yorum
Türkiye’nin iki komşusu Irak ve Suriye’de gerçekleştirdiği eylemler ile korku salan Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD), bu kez futbola da bulaştı.



Rüşvet tartışmalarının yaşandığı Katar’da düzenlenecek 2022 FIFA Dünya Kupası ile bir açıklama yayınlayan El-Kaide bağlantılı örgüt, turnuvanın kesinlikle yapılmaması konusunda uyarıda bulundu.






Ethem Sarısülük'ü öldüren polis tutuklandı.

0 yorum
Ankara'da Gezi Parkı protestolarına destek eylemlerinde Kızılay'da polisin silahından çıkan kurşunla vurularak hayatını kaybeden Ethem Sarısülük davasında mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı.

Kızılay'da polis memuru A.Ş.'nin silahından silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ethem Sarısülük davasının 6. duruşması yoğun güvenlik önlemleri altında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

Dava nedeniyle adliye çevresinde ve duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Saat 10.30'da başlayan duruşmaya sanık polis A.Ş., sanık ve mağdur avukatlarının yanı sıra Sarısülük'ün yakınları ve bazı CHP'li vekiller de katıldı.



''JANDARMALARI ÇIKARIN TALEBİNE'' RET
Duruşmada avukatların 'jandarmaları dışarı çıkarın' talebine mahkeme başkanı "Geçen celse olan olaylar ortada. Jandarmayı dışarı çıkarmıyoruz"  yanıtını verdi.

Sanık vekilleri duruşmanın kapalı yapılması talebinde bulundu. Mahkeme duruşmanın kapalı yapılmasına ilişkin sanık vekillerinin talebini reddetti.

SAVCI, SANIK POLİSİN TUTUKLANMASINI İSTEDİ
Ethem Sarısülük'ün ölümüne ilişkin davada Cumhuriyet Savcısı, sanık A.Ş.'nin eyleminin meşru müdafaa olmadığını belirterek, olası kasıtla adam öldürmekten cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.    

SANIK POLİSE TUTUKLAMA KARARI
Mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Duruşma 3 Eylül çarşamba gününe ertelendi.

ALİ İSMAİL'İN ANNESİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Sanık polise tutuklama kararı çıkınca Ali İsmail Kormaz'ın annesi Emel Korkmaz gözyaşlarını tutamadı.

DURUŞMA SALONUNDA OLAY
Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı. Jandarmma, avukatları salon dışına çıkarmaya çalıştı.

Duruşma salonunda bulunan polis memuru A.Ş. de güvenlik kuvvetlerinin arasında adliye binasında güvenli bir odaya alındı.

ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDILAR
Dava öncesi bazı sivil toplum kuruluşları adliye bahçesinde toplandı. 



Dava nedeniyle adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Adliye girişleri, demir bariyerlerle kapatıldı.

Çocuk gelinle evlenen damada 15 yıl hapis.

0 yorum
ADANA'da, birbirlerinin ağabeyleriyle 'berdel' yöntemiyle yöresel geleneklere göre düğün yapılarak nikah kıyılmadan evlendirilen çocuk gelinlerden S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlenince Cumhuriyet Savcısı 25 yaşındaki Fikret D. hakkında 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 15 yıl hapis cezası istedi.

Olay, 17 yaşındaki M.K. ile evlendirilen 15 yaşındaki Y.D. ve Fikret D. ile evlendirilen 15 yaşındaki S.K.'nın, geçen 15 Şubat'ta polise başvurmalarıyla ortaya çıktı. Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Dedekorkut Mahallesi'nde oturan ve eşinden ayrı yaşayan 48 yaşındaki T.K., kızı S.K.'yı akrabalarının oğlu Fikret D. ile yöresel törenle evlendirdi. Ardından damat Fikret D.'nin kız kardeşi Y.D., küçük gelin S.K.'nın ağabeyi M.K. ile aynı şekilde evlendirildi. Kayınvalideler arasında anlaşmazlık çıkınca, yaşı küçük gelinler birlikte polise giderek, "Bizi birbirimizin ağabeyleriyle zorla evlendirdiler" diyerek aileleri hakkında şikayette bulundu. Küçük gelinler devlet korumasına alındı.

'RIZASI İLE' SAVUNMASI

S.K.'nın evlendirilmesi ilgili Adana 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar haklarındaki suçlamayı kabul etmedi. Damadın babası Ş.D., "S.K. benim yeğenimdir. Babası evi terk ettiği için bu yaşa kadar kendisine ben baktım. Oğlumla yeğenim aynı evde büyüdüler. Birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini söylediler. Aksi halde kaçacaklarını da söylediler. Biz de evlenmelerine rıza gösterdik" diye savunma yaptı.
Damat Fikret D. de, S.K. ile uzun süre arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerini severek evlenmeye karar verip durumu ailelerine bildirdiklerini, S.K.'nın rızasıyla birlikte olduklarını ve bu sürede kendisine kötü bir muamelesinin olmadığını savundu. Küçük gelin S.K. da ifadesinde, "Ben önce istemedim. Israr edilince kafam karıştı ve kabul ettim. Benden uzak dursunlar. Artık evlilik istemiyorum" diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda çocuk gelin S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Savcısı, sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını verdi. S.K.'nın annesi Türkan K.'nın vefat etmesi nedeniyle hakkındaki suçlamalar düşerken, sanık Fikret D. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 15 yıla kadar, Fikret D.'nin annesi S.D. ve babası Ş.D. hakkında ise yardım suçundan 8 yıla kadar ceza istendi. Sanık ve avukatı esasa ilişkin ve Adli Tıp Kurumu raporuna savunma yapmak üzere süre talep edince mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
Diğer küçük gelin Y.D.'nin evlendirilmesiyle ilgili de 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava devam ediyor.

27 Haziran 2014 Cuma

Kadınlar plajında Erkek cankurtaran krizi.

0 yorum
Zonguldak’ta salı ve perşembe günleri kadınlara tahsis edilen Kapuz Plajı’nda tatilcilerden bazıları, erkek cankurtaranların görev yapmasına tepki gösterdi.





 Kapuz Plajı Tesis Müdürü ve cankurtaran Hayri Topçuoğlu, bir grup kadının kendisini gözetleme kulesinden indirmeye çalıştığını, cankurtaranlarla birlikte plajda görev yapan toplam 6 erkek personelin kadın olmasını istediklerini söyledi. Belediye Başkanvekili CHP’li Zeki Çolak ise erkek personel sayısını az tutarak kadınların rahatsız olmasını önlemeye çalıştıklarını belirtti.



Zonguldak’ta hava sıcaklığının 30 dereceyi bulmasıyla halk plajlara akın etti. Zonguldak Belediyesi tarafından işletilen ve uzun yıllardır salı ve perşembe günleri sadece kadınlara tahsis edilen kentin en gözde plajlarından Kapuz da ramazan ayından önceki son perşembe tamamen doldu. Ramazan ayında kadınlar günü uygulamasının yapılmadığı plajda neredeyse şemsiye açacak yer kalmadı. Kadınların kimisi denizde yüzerek serinlerken, kimisi de kumda güneşlendi.



Kadınlar plajında erkek cankurtaran tepkisi



GÖZETLEME KULESİNDEN İNDİRMEYE ÇALIŞTILAR





Ancak kadınlardan bazıları, plajda erkek cankurtaranların görev yapmasına tepki gösterdi. Kapuz Plajı Tesis Müdürü ve 31 yıllık cankurtaran Hayri Topçuoğlu, bir grup kadının kendisini gözetleme kulesinden indirmeye çalıştığını söyledi. Topçuoğlu, plaja salı ve perşembe günleri kadınların dışında 3’ü cankurtaran, diğerleri garson ve hizmetli olmak üzere toplam 6 erkek görevlinin girebildiğini söyledi. Bazı kadınların plajdaki tüm erkek görevlilerin kadın olmasını istediğini belirten Topçuoğlu, şöyle konuştu:



"Burada 6 erkek personel kadınlara hizmet veriyoruz. Ancak bazen tepkilerle karşılaşıyoruz. ’Cankurtaran da garson da kadın olsun’ diyorlar. Az önce beni gözetleme kulesinden indirmeye çalıştılar. Ancak birisi boğulma tehlikesi yaşadığında da bizi çağırıyorlar. Hepsi böyle değil tabii ki. Ama bu tür tepkilerle de karşılaşıyoruz. Zonguldak’ta sadece belediyede değil hiçbir yerde kadın cankurtaran yok."



Hayri Topçuoğlu, geçen yıl denizde boğulma tehlikesi geçiren 49 kişiyi kurtardıklarını, her yıl ortalama 40 kişiyi bu şekilde kurtardıklarını söyledi.



Kadınlar plajında erkek cankurtaran tepkisi



KADIN CANKURTARAN OLSA ÇOK GÜZEL OLUR



Plaja gelen başörtülü bir tatilci ise erkek cankurtaranlarla ilgili olarak, "Benim adıma çok hoş değil. Ben bu yüzden cankurtaranların bulunduğu yerden daha uzak yerleri tercih ediyorum. Alternatif olarak kadın cankurtaran olsa tabii ki çok güzel olur. Ama öyle bir şansımız yok sanıyorum. O yüzden mecbur bu şekilde" dedi.



Başka bir kadın ise plajda erkek cankurtaranların görev yapmasından rahatsızlık duymadığını söyledi.



Kadınlar plajında erkek cankurtaran tepkisi



KADINLAR GÜNÜ UYGULAMASINI GENELEV ÇALIŞANLARI BAŞLATTI



Belediye Başkanvekili CHP’li Zeki Çolak ise Kapuz Plajı’nda kadınlar günü uygulamasının 1980’li yıllarda kentteki genelevde çalışan kadınların isteği üzerine haftada 1 gün olarak başlatıldığını, daha sonra diğer kadınların da uygulamadan memnun kalması üzerine haftada 2 güne çıkarıldığını söyledi. Erkek cankurtaran tepkisinin kendisine de ulaştığını belirten Çolak, ramazanda kadınlar günü olmadığını, yaz döneminde toplam 8 ya da 10 gün plajın kadınlara tahsis edilmiş olacağını ifade etti. Çolak, şöyle konuştu:



8-10 GÜN İÇİN KADIN CANKURTARAN TEMİNİ ZOR



"8-10 gün için kadın cankurtaran temin etmek zor. Orada cankurtaranlarla birlikte 6 erkek personelimiz var. Biz onların da göze batmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Erkek personel sayısını az tutarak kadınların rahatsız olmasını engellemeye çalışıyoruz. 4 bin 5 bin kadının içinde 6 personel de kayboluyor zaten." (Milliyet)

23 Haziran 2014 Pazartesi

"Erkek dört eş alabilir, kadınlar..."

0 yorum
"Erkek dört eş alabilir, kadınlar..."





Zaman yazarı Ali Bulaç, CNN Türk'te Aykırı Sorular programına konuk oldu.

Ali Bulaç, "Kadını Kim Örttü?" isimli kitabı hakkında açıklamalarda bulundu.



Bulaç, "Erkek 4 eş alabiliyorken, kadın neden alamıyor?" şeklindeki sorusuna, "Bu erkeğin hakkı. Kadın ise fıtratı gereği tek eşlidir. O alamaz" diye yanıt verdi. Ali Bulaç, feminist kadınların müslüman da olamayacağını söyledi.



Ali Bulaç'ın programda söylediği sözler, sosyal medyada büyük bir kullanıcı kitlesi tarafından tepki ile karşılanırken, bir kısım kullanıcılar da destek verdi.

13 Haziran 2014 Cuma

Amerikada yamyam satanist 6 çocuklu kadını öldürüp yedi.

0 yorum
Amerikada Yamyam altı çocuk annesi kadını sokak ortasında parçalayıp yedi.





Altı çocuk annesinin peşine takılan cani, kadını öldürdükten sonra cesedini yedi. Katili kurbanın ‘imdat’ mesajı ele verdi.



Tennessee eyaleti dünyayı sarsan yamyam dehşetine sahne oldu. Gregory Scott Hale (37) adlı zanlı bir kadını öldürmek, cesede zarar vermek ve cesedin bir kısmını yemek suçuyla tutuklandı. Korkunç olay önceki gün yaşandı.



EŞİ DURUMU POLİSE BİLDİRDİ





Lisa Marie Hyder adlı 6 çocuk annesi kadın eşine, tuhaf görünümlü bir adam tarafından takip edildiği mesajını gönderdi. Hayder'a ulaşamayan eşi durumu polise bildirdi. Polis 1 gün sonra 36 yaşındaki kadının ceset parçalarını bir arazide buldu.



CESEDİ PARÇALARA AYIRIP YEMİŞ



Kadının öldürülmeden önce katil hakkındaki 'tuhaf görünümlü' sözünden yola çıkan polisler, cinayet mahalline en yakın bölgede yaşayan satanist Gregory Scott Hale'nin evinde arama yaptı. Halle'nin evinde kurbana ait kesik baş ve ceset parçaları bulundu. Cinayetin bazı ayrıntıları bölge savcısının açıklamaya yapamayacağı kadar dehşet vericiydi. Halle cesedi parçalara ayırmadan önce öldürdüğünü ve bir kısmını gömdüğünü kalan kısmını da yediğini itiraf etti.

10 Haziran 2014 Salı

Üniversitedeki cinayetin kara kutusu Sekreter Asuman konuştu.

0 yorum
Sekreter Asuman cinayet sonrası yaşadıklarını anlattı





Konya'da sebebinin yasak aşk olduğu öne sürülen cinayetin kara kutusu sekreter Asuman S., "Ahmet Hoca cinayeti itiraf etti, şaka şaka deyince üzerinde durmadım. Gerçek olduğu ortaya çıkınca da 'kimseye söyleme, namusunu lekelerim' diyerek tehdit etti" dedi.



Konya'da Selçuk Üniversitesi'nde görevli iki öğretim üyesinden Prof. Dr. Ahmet G.'nin, Doç. Dr. Celalettin Öztürk'ü boğazını keserek öldürmesinin sebebinin iki öğretim üyesiyle ilişkisi olduğu öne sürülen sekreter Asuman S. olduğu öne sürülmüştü. Asuman S. olay öncesi ve sonrası yaşadıklarını tek tek anlattı.



Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun'un haberinde yer alan ifadeler şöyle;



BANA SAPLANTISI VARDI

"Ahmet hocanın bana karşı bir saplantısı vardı. Benimle uğraştığını biliyordum ama Celalettin hocayı da buna karıştırdığını asla bilmiyordum.



İKİSİYLE DE İLİŞKİM YOK

İkisiyle de kesinlikle ilişkim yok. Ahmet hocanın ilgi duyduğu doğru olabilir, babam yaşında adam aramızda nasıl bir şey geçsin. Asla ve asla böyle bir şey yok. Ahmet hocanın bu saplantısını daha önce ailemle de paylaşmıştım. Dekan Handan hocam ters biri olduğu için işimden atılacağımdan korkutuğumdan söyleyemedim.



 İki hocanın da zaman zaman sekreterliğini yapardım. Ailece perişan olduk, adalete kendimi anlattım. Medya beni yargılıyor hem de namusumla. 9 yıl önce üniversitede işe başladım. Kendi isteğimle 3 fakülte değiştirdim. Evlendiğim için fakülte değiştirdim. 5 yıl önce mühendislik fakültesine başladım. 30 Mayıs Cuma günü Turizm Fakültesi'ne görevlendirildiğim söylendi. Gitmek istemiyordum. Ahmet hocaya bu durumu anlattım. Ahmet hoca da bana 'Handan hoca ile helalleşmeden gittiğin için sana çok kırgın. Git helallik iste hallederiz' dedi.

Ebru Gündeş Serdar Ortaç benim için bitmiştir!

0 yorum
Chloe Loughnan ile 6 Haziran akşamı evlenen Serdar Ortaç'ın Ebru Gündeş'i düğüne davet etmediği ortaya çıktı...





Ünlü popçu Serdar Ortaç, 6 Haziran Akşamı Kuruçeşme'de Chloe Loughnan ile evlendi. Ortaç'ın 21 yıllık dostu Ebru Gündeş'in düğüne katılmayışı merak konusuydu. Gündeş'in Reza Zarrab'ın cezaevindeyken "Serdar isteseydi bana ulaşırdı. Gelmedi, aramadı" dediği ve "Düğüne de çağırmadı. Dostluk bitmiştir" dediği iddia edildi.



"EBRU HAYATTAN ZEVK ALACAK GÜNLER YAŞAMIYOR"...



Serdar Ortaç düğününe katılmayan Ebru Gündeş için, "Ebru hayattan zevk alacak günler yaşamıyor ki. Mikrofon tutsalar gecesi zehir zıkkım olurdu" dedi. Oysa Serdar Ortaç'ın, Ebru Gündeş'i düğüne davet etmediği ortaya çıktı.



"SERDAR BENİ ARAMADI"...



Ebru Gündeş düğün akşamı bir yakınıyla dertleşirken "Serdar ile 1993'te tanıştık. Zor gün dostuyduk. Ben onu cezaevine girdiğinde hiç yalnız bırakmadım. Eşim Rıza hapisteyken beni çok aradığını söylemiş. İsteseydi bana bir şekilde ulaşırdı. Gelmedi, aramadı. Düğüne de çağırmadı. Dostluk bitmiştir" dediği öğrenildi.
 
Minima 4 coloum Blogger Template by Beloon-Online.
Simplicity Edited by Ipiet's Template